zaman etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
zaman etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

14 Şubat 2013 Perşembe

geçiyor zaman...

GEÇEN ZAMAN Hiç olmazsa unutmamak isterdim. Eski geceler, sevdiklerimle dolu odalar... Yalnız bırakmayın beni hatıralar. Az yanımda kal çocukluğum, Temiz yürekli uysal çocukluğum... Ah, ümit dolu gençliğim, İlk şiirim, ilk arkadaşım, ilk sevgilim... -Doğduğum ev. Rahatlıyacak içim duysam Bir tek kapının sesini. Arıyorum aklımda bir ninni bestesini... Böyle uzaklaşmayın benden, yaşadığım günler. Güneş, getir bir bayram sabahını. Açılın açılın tekrar Çocuk dizlerimdeki yaralar, Hepiniz benimsiniz: Mektebim, sınıflarım, oturduğum sıralar... Yalnız hatırlamak hatırlamak istiyorum Nerde kaldı sevgilim, seni ilk öptüğüm gün, Rengine doymadığım o sema, Ahengine kanmadığım ırmak. Bırakıp herşeyi nereye gidiyorum? Neler geçmişti aklımdan, Nedendi ağladığım, nedendi güldüğüm? Ah nasıldı yaşamak? Ziya Osman SABA

4 Ekim 2012 Perşembe

annem, babam, gidenler, kalanlar....


bir siyah beyaz fotoğrafın renklenmesi. anaanemin mavi gözlerinin ortaya çıkması. dedemin pantolonundaki yağ lekelerinin bir türlü temizlenmemesi. annemin ürkek bakışlarının içime işlemesi. babamın kenardan köşeden kareye girmek için çabalayan gençliği ve saçları, hala göz alan saçları. ve giden yıllar. aramızdan ayrılanlar.



24 Ocak 2012 Salı

zaman

güzel yazılıyor diye her yere "zaman" yazan bir insan olarak, en korktuğu şeyi hiç aklından çıkarmıyor olmak ne büyük bir ikilem.

2 Aralık 2009 Çarşamba

zaman...

...geçiyor. hiç söz dinlemiyor. dur durak bilmiyor. içim cız ediyor dilimden her dökülüşünde. korkutuyor beni. bazen hayaller kurduruyor sonrasına dair. sesini duyuyorum bazen. karanlık bir sokakta arkamdan gelen ve her adımında yüreğimi ağzıma getiren bir ses... uykumu kaçıran bir kabus. geceyarısı kapının gürültüyle çalınması gibi. bölen, parçalayan, dağıtan bir şey. ele avuca sığmaz, hayat dolu yaramaz bir çocuk gibi. kırıyor evdeki tüm cam eşyaları. sonra pis pis sırıtıyor. geçiyor bir tren gibi. baka kalıyorum ardından. hep aynı numarayı yapıyor bana. elim havada kalıyor. kaçırıyorum her defasında. ağlamaktan başka bir şey gelmiyor elimden. gözyaşlarım ona akıyor. küçülüyorum karşısında. küçücük bir çocuk gibi içimi çeke çeke ağlıyorum. çenem titriyor. susmuyorum bir türlü. annemi kaybettiğimi gördüğüm kabuslar gibi çöküyor üstüme. sokağın ortasında kala kalmışım. yalnız. çaresiz.
geçiyor, gidiyor zaman.